Friday, December 7, 2018

Raşömon ve Diğer Öyküler - Ryunosuke Akutagava - Chōkōdō Shujin

ryunosuke akutagawa
Ryunosuke Akutagawa

“Ama ben adam öldürürken yalnız belimdeki kılıcı kullanırım. Ya siz? Siz gücünüzü kullanırsınız nüfusunuzu kullanırsınız, paranızı kullanırsınız, iyilik yapacakmış gibi tatlı tatlı konuşan riyakar dilinizi kullanırsınız. Kurbanlarınızın kanı akmaz, turp gibi yaşamaya devam ederler. Ama buna rağmen onları katletmişsinizdir. İşlenen suçların vehametini bir düşünün. Hangimiz daha büyük günahkarız? Siz mi, yoksa ben mi?


Patti Smith'e ne kadar teşekkür etsem azdır. M Treni sayesinde tanıştığım ve hayran kaldığım ikinci Japon yazar Ryunosuke Akutagava. 24 yaşında (1916) çıktığı edebiyat sahnesinden 35 yaşında (1927) hayatına son vererek ayrıldığında geride  öykü, roman, gezi, anı gibi tümü 19 ciltte toplanmış 150'yi geçen eser bırakmış.

Hayatı detaylı olarak incelenmesi gereken bir yazar Akutagava. Raşömon ve Diğer Öyküler, 13 öyküden oluşuyor. Kitabın en arkasında yazarın yaşamı ve yapıtlarına yer veren 21 sayfalık bir bölüm var. Kitabın çevirisini yapan aynı zamanda önsözü, yaşamını ve yapıtlarını anlatan Oğuz Baykara Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim bölümünde Öğretim Üyeliği yapan bir Japon dili uzmanı. Eserlerine ve eğitimine kısaca bakmak bile, kitabın çevirisinin neden bu kadar başarılı olduğunu anlamaya yetiyor. 

Raşömon'u internet sayfalarında arattığınızda karşınıza çıkan ilk bilgi Kurosawa'nın yönetmenliğini yaptığı aynı adı taşıyan filmi "Raşomon" 1950 Japonya yapımı dramatik filmdir. Özgün adı Rashōmon'dur. Japon kısa hikâyesinin babası olarak anılan Ryūnosuke Akutagawa'nın 1915 tarihinde yazdığı Rashomon ve Korulukta adlı iki kısa hikâyesinden uyarlanan filmi Akira Kurosawa yönetmiştir. Kaynak: Vikipedi

Filme adını veren iki öykü de - Raşömon ve Çalılıklar Arasında- kitapta yer almakta. Diğerleri; Burun, Mendil, Örümcek İpi, Cehennem Tablosu, Mandalinalar, Çinli İsa, Toşişun, Sonbahar, Balo, Vagon, Çarklar, Serap.


Raşömon (1915), işini kaybetmiş bir uşağın açlık karşısında yaşadığı ahlaki ikilemi anlatıyor kısaca. Ölüm ve yaşam karşısında insanların tercihleri ne kadar uç noktaya ulaşabilir, hayatta kalmak için hangi sınırlar zorlanabilir. Kısa ve etkileyici bir öykü olan Raşömon, Akutagava'yı edebiyat dünyasına tanıtan ilk öyküdür. 

Burun (1916), bir rahibin aşırı büyük burnu yüzünden yaşadıklarını ironik bir dille anlatıyor.

"İnsanların doğasında birbiriyle çelişkili iki duygu vardır. Başkasının felaketine gülecek insan kuşkusuz düşünülemez. Ancak, dara düşen bir insanın tam sorununu halledip düze çıkmaya başladığı an, onun bu rahatlığının karşısındaki insana battığı, onun bu mutluluğunun karşısındaki insanı rahatsız ettiği durumlar da vardır."

Mendil (1916), Batı değerleri ile Japon Buşido felsefesine, Profesör Hasegava gözünden oğlunu yitirmiş bir kadını baş kahraman yaparak bakıyor. 

Örümcek Ağı (1918), kitap bu öykü için "bencilliğin kötülükleri hakkında çocuklara kıssadan hisse vermek için Akutagava'nın kaleme aldığı en kısa ve belki de en ünlü öyküsüdür" diyor. 
Bir masal örgüsünde geçen öykü, Buda'nın cennette gezerken aşağıda cehenneme gözünün ilişmesi ve hırsız Kandata'yı görmesiyle başlıyor. 

Cehennem Tablosu (1918), benim oldukça etkilendiğim bir öykü. Karakterler, olay ve anlatım biçimi yazarın iç dünyasına ışık tutuyor. Muhteşem Horikava Hazretleri, ünlü, küstah, aksi ressam Yoşihide, onun güzel kızı ve trajik sonları. Gerisini kitaptan okuyun.


Mandalinalar (1919), sıcak sevgi işleyen, sonunda yüzde gülümseme bırakan bir öykü mandalinalar.

Çinli İsa (1920), inanç ile gerçekçiliği karşılaştıran, ahlak, iyilik, doğruluk üzerine yazılmış egzotik bir öykü.

Toşişun (1920), öykü bir zamanları zengin ama şimdi fakir olan Toşişun'u ve onun karşısına çıkan evliya Tekkanşi'yi anlatıyor. 

Sonbahar (1920), iki kız kardeş arasında yaşanan kıskançlık, sevgi, özveri ve mücadeleyi anlatan çok başarılı bir öykü.

Balo (1920), Pierre Loti'yi şaşırtıcı bir biçimde karşımıza çıkartan bir öykü.

Çalılıklar Arasında (1922), bir cinayetin aydınlanması için tarafların verdiği ifadelerden oluşuyor öykü. Taraflar arasında kurban, katil, kurbanın karısı da olunca öykü oldukça değişik bir hal alıyor.


Vagon (1922), çocukluk ruhuyla yazılmış kısa bir öykü.

Çarklar (1927), Akutagawa'nın kendi hayatından bir kesit. Her ne kadar biyografi öykü türüne karşı çıkmış olsa da, bu öykü türün başarılı bir örneği.

Serap (1927), yazarın son yazdığı öykü olduğunu söylüyor kitap. Temasız öykü örneklerinden biri.

Japon kısa öykücülüğünün babası olarak anılan Akutagava'yı mutlaka okunacaklar listenize alın benden söylemesi. 


"İnsan bazen hayatını 
gerçekleştirebileceğinden bile emin olmadığı 
bir arzuya adar"
    

7 comments:

  1. Okunacaklar listeme ekledim
    Takipteyim sevgiler

    ReplyDelete
  2. Yazınız çok güzel olmuş bende sizi iadeyi ziyarete beklerim.
    https://devyemekevi.blogspot.com/

    ReplyDelete
  3. Sayenizde okunacaklar listeme bir yenisini ekliyorum güzel bir yazı olmuş 👍

    ReplyDelete
  4. Elinize sağlık. Kitabın fotoğraflarına ayrıca bayıldığımı belirtmeliyim:) takipteyim...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok teşekkürler :) Ben de sizi takip ettim.

      Delete