Tuesday, November 13, 2018

Batan Güneş - Osamu Dazai - Shayo


"Batan Güneş, Doğan Güneşin Ülkesi olarak bilinen Japonya'nın savaş sonrasına dair çarpıcı bir roman" 

Bir yerde okuduğum kadarıyla Dazai, bu kitabı yazdıktan 1 yıl sonra intihar ediyor. Kitap otobiyografi niteliğinde olmasa da, Dazai'nin hayatını biraz araştıranlar, kitaptaki karakterlerin hepsinden yansıyan Dazai'yi farkedecekler.

Savaş sonrası, soylu bir ailenin tükenen yaşantısını anlatıyor kitap; duru, dramatik, gerçekçi. Soylu yaşantısını terketmek zorunda kaldıktan sonra yokluğa uyum sağlamaya çalışan, yaşamla mücadelesini sürdüren Kazuko , "Japonya'nın sonuncu büyük hanımefendisi"  Anne, esrar bağımlısı "hayta", "ümit etmek için bir nedeni olmayan" Naoji, alkolik, asla mutluluğu tadacağına inanmayan Bay Uehara kitaptaki baş karakterler.


Karakterlere bakıldığında hepsi Dazai'den izler taşır:

Kazuko, kendisini soylulardan çok işçi sınıfına yakın hisseden, varlıklı bir ailenin asi çocuğu, abisi Naoji esrar bağımlısı bir nihilist, Uehara, zamanını kitap yazmaktan çok barlarda geçiren, Dazai gibi alkolik bir romancı.

Savaşın etkisini anlatırken şu şiirden ilham alır Kazuko:

"Geçen yıl bir şey olmadı
Bir önceki yıl bir şey olmadı
Ondan da önceki yıl bir şey olmadı"

Hayatının çekilmez olduğunu dile getirdiği bir mektubunda, yürürlükte olan Kadın Yasa'sı nedeniyle tartışmalı bir karar verdiğini açıklar ve birinin metresi olacağını söyler. 

Kendisine tavsiye edilen "ya bir koca ya da bir evde iş" bulması fikrini reddeder - kendisiyle evlenmek isteyen büyük bir sanatkarı geri çevirir. 

Rosa Luxembourg'un kitabına duyduğu ilginin "ekonomi siyasetinden" öte, "yazarın tüm geleneksel düşünceleri yıkmakta gösterdiği olağanüstü cesaretten" kaynaklandığını belirtir. 



"Nasıl Rosa Luxembourg yaşamak için ekonomi politikasının yeni ilkelerine dayanmak zorunda kalmışsa ben de olanca gücümle aşka bağlanmazsam yaşayamam"

O dönemi, Kazuko'nun geldiği sınıfı, yaşam tarzını, şartlarını düşününce, bir kadının düzene başladırısı geliyor gözümün önüne. Kitabın en güçlü karakterleri nedense kadınları; bütün soyluluğuna rağmen çorbasını öngörülen nezaket kurallarınn dışında yudumlayan Anne, Naoji'nin aşık olduğu "saf ve dürüst gözlere sahip" Suga, "eski ahlaka karşı her yerde vereceğimiz savaşa rağmen güneş gibi yaşamak istiyoruz" diyen Kazuko.


"Ben tüm varlığımla şuna inanmak istiyorum: İnsan, Aşk ve Devrim için yaratılmıştır"


"Bir giyisi yapmak üzere kumaşı keserken yanlış ölçü alınmışsa, parçaları birleştirmek olanaksızdır, hepsini atıp yeni bir kumaşla işe başlamak gerekir"


The setting sun

Osamu Dazai'nin hayatına ve eserlerine devam etme isteğimi pekiştiren bir kitap Batan Güneş. Bu arada kitap, Dazai'nin hayranlarından olan Shizuko Ota'nın günlüğünden esinlenerek yazılmış. İkilini ayrıca bir kızları varmış.

Neyse bu detaylara daha sonra, hayatını anlatırken değinirim. Kişiliği, yazdıkları ve yaşamı ile Osamu Dazai okunması gereken yazarlar arasında.





"Yaşamak. Muazzam bir girişim. İnsanı endişeye boğacak kadar."


İyi Okumalar :)



4 comments:

  1. Merhaba. Takibinize geldim. Sizi de beklerim. Güzel kitap tavsiyelerinde bulunmuşsunuz. Bazılarını not alıyorum. En kısa zamanda okuyacağım. Emeğinize sağlık.

    ReplyDelete
  2. Merhaba ziyarete geldim, beklerim. Yazınız da çok faydalı bir yazı olmuş.

    ReplyDelete