Friday, April 27, 2018

Uganda'da bir Türk kızı

Aşağıdaki yazı, 03/01/2004 tarihli Akşam Gazetesinden bir alıntı. Belki de çoğumuzun adını duymadığı bir genç kızla ilgili; Özsel Beleli



Uzun uzadıya yazmayacağım; beni okuldan ilk mezun olduğum yıllardaki hayallerime götüren ve oldukça etkileyen bir yazı.

Washington George Town Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra parlak bir kariyere arkasını dönen Özsel Beleli, şimdi Uganda'da savaşmaları için köylerinden kaçırılan insan eti yedirilerek beyinleri yıkanan çocuk askerler için çalışıyor

ÖSS birincisi, Washington George Town Üniversitesi, Uluslararası Politika bölümü mezunu pırıl pırıl bir genç kız Özsel Beleli... Sınıf arkadaşları şu anda Wall Street'te ya da Dünya Bankası'nda yatırım uzmanı olarak çalışırken, o parlak bir kariyere arkasını dönüp, dünyanın neresinde olursa olsun yoksullar ve savaş mağdurları için gönüllü olarak hizmet veriyor. Gana'da ve Güneydoğu'da da gönüllü çalışmalarda bulunan 24 yaşındaki Özsel, şimdi de Uganda'da savaşmaları için köylerinden kaçırılan çocuk askerlerin rehabilitasyonu için çalışıyor.

Çocuk askerler

İki ay önce gittiği Uganda'da 'Barış Programı' kapsamında 'Toplumsal Dayanıklılık ve Diyalog' isimli projede görevli olduğunu söyleyen Özsel, iç savaşın yaşandığı, yoksulluğun had safhada olduğu bu ülkede çalışmanın kendisine çok şey kazandırdığı düşüncesinde. Burada karşısına çıkan zorlukları ise şöyle anlatıyor:

'Kuzey Uganda'da 18 yıldır süren bir iç savaş var. Çok çirkin bir savaş üstelik. 'Lord's Resistance Army - Tanrının Direniş Örgütü' isimli ayaklanmayı yürüten bir grup var. Örgütün askerlerinin yüzde 80'i çocuk. Köy basıp köydeki çocukları kaçırıyorlar. Kaçırdıkları çocukların beynini yıkıyorlar çok küçük yaşta. Çocuklara çocukları öldürttürüyorlar. Öldürmeyi reddeden çocukları da onlar öldürüyor. Çocuklara insan eti yedirtip, beyinlerini yıkıyorlar. Çocukların insanlığa dair ne kadar değeri varsa ortadan kaldırıyorlar. Ondan sonra onları asker olarak kullanıyorlar. Bir süre sonra bu çocukların bir kısmı salınıyor ya da kaçıyor. Onların yeniden topluma kazandırılması gerekli. O yönde çalışan yerel kuruluşlar var. Biz onlara fon, danışmanlık, uzmanlık ve bilgi aktarımında destek oluyoruz.'

Gördüklerime inanamıyorum

Yaşadıklarına ve duyduklarına bazen kendisinin de inanamadığını anlatan Özsel, sözlerini şöyle sürdürüyor:

'Savaşan çocuklarla konuşup, çatışma bölgesindeki kişilerle görüştük, bir rapor hazırlarken 12 yaşında bir çocuk, '100 adam öldürmem lazım, 70'inci adamda yakalandım, şimdi beni sağ bırakmazlar' diyor, inanamıyorsun.'

Uganda'da iki sene çalıştıktan sonra Afrika'nın sorunlu diğer ülkelerine gideceğini anlatan Özsel, yeterli deneyimi kazanınca Türkiye'ye dönüp Doğu Anadolu'da ya da Doğu Karadeniz'de çalışmak istiyor. Özsel'e göre, yoksulluğun en ciddi yaşandığı ancak en az projenin gittiği yer İstanbul'un varoşları. Genç kız, 'İstanbul halkı keşke kendi komşu semtlerini tanıyıp da, bir şeyler yapmaya çalışsa. Bir şeyler yapmak için Uganda'ya gitmeye gerek yok' diyor.

Kirasını, yiyeceğini ve yol masraflarını karşılayacak kadar bir maaş aldığını belirten sosyal kalkınma uzmanı, 'Gönüllülük deyince meslek değilmiş gibi geliyor. Ama bu bir meslek, hayır işi de değil' diye konuşuyor.

Yaşamı boyunca sorunlu bölgelerde çalışacağını vurgulayan Özsel Beleli, 'Babamın söylediği bir laf var, öyle bir meslek alanı seçtin ki, hiç işsiz kalmazsın. Ne fakirlik biter, ne de savaş' d
iyor.

NOT: Bu yazıyı oldukça uzun zaman önce yazmıştım. Siteye koymaya karar verdiğimde, güncelleme yapmak için google'dan araştırdım. Özsel Beleli ile ilgili kaynakların çoğu yabancı ve İngilizce. Türkçe kaynaklarda rastladığım tek haber, 2014 yılına ait:


Ankara 7. Aile Mahkemesi, evlendiği Amerikalı eşinin soyadı nüfus cüzdanına rızası dışında yazılan kadının açtığı davada, "eşlerin rızaları dışında evlilik soyadını kullanmaya zorlanamayacağına" ilişkin karar verdi. Mahkemenin gerekçeli kararında, Özsel Beleli ile ABD uyruklu Daniel Joshua Honig'in 16 Haziran 2012'de Amerika'da evlendikleri, çiftin halen Amerika'da yaşadığı ve ikamet ettiği belirtildi.

Ekşi sözlük'te 2007 yılından kalan tek entry'yi ekleyip yorumu size bırakıyorum:


"1997 öss şampiyonu arkadaşım. georgetown ve princeton'dan mezun olduktan sonra wall street'te, dünya bankası'nda yıllık 6 haneli dolar maaşı almak yerine kirasını, yiyeceğini ve yol masraflarını karşılayacak kadar bir maaş karşılığında gana'ya ve uganda'ya gidip oralarda 2 yıl boyunca barış programı kapsamında; savaşmaları için köylerinden kaçırılan insan eti yedirilerek beyinleri yıkanan çocuk askerler için çalışan, memlekete döndükten sonra da urfa'da çatomnezdinde bir takım sosyal projeler yürüten, çok şükür 3 hafta önce istanbul'a dönebilmiş bir tuhaf insan."


Özsel Beleli anladığım kadarıyla şu anda John Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Çalışmalar Fakültesinde okutmanlık yapıyor ve ders veriyor.  











No comments:

Post a Comment